Günümüzde çağdaş kentlerin vazgeçilmez elemanları olan yaya alanlarının büyüklüğü, uzunluğu ve zenginliği kentlerin yaşam kalitelerinin en önemli göstergelerindendir. Meydanlar, kentte yaşayan herkesin, kentle ilişki kurduğu, farklı insanların birbirlerini tanıyıp iletişim kurduğu, kenti, kentliyi ve kente özgün kuralların öğrenildiği, kentleşme sürecini olumlu yönde etkileyen yerlerdir. Yayalaştırma bölgeleri kentsel yaşama fiziksel, sosyal ve ekonomik katkıları olan kentsel yaşamı canlandıran mekânlardır.

Son dönemlerde özellikle tarihî kent merkezlerindeki yeniden düzenleme çalışmaları, yaya alanlarının yeniden gözden geçirildiği dönemin başlangıcı olmuştur. Birçok yerleşim yerinde bu kavram, tarihi kentin bir bölümünün tümü ile yayalaştırma olarak değerlendirildiği bir süreçtir. Yayalaştırma, kent yollarının bir bölümünün, yalnız yürünebilen yerler durumuna getirilmesi ya da yapılan tasarımlarla yürüyenlere daha geniş alanlar ayrılması işlemidir. Yayalaştırma işlemi ile meydanlar araç trafiğinden arındırılır ve tarihi kimlikleri ortaya çıkarılmış olur.

Yayalaştırma projeleri yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus mevcut taşıt trafiğinin kapanan yollardan minimum etkilenecek şekilde yeniden düzenlenmesidir. Proje sürecinde mevcut taşıt trafiği sayım ve etütler ile analiz edilmeli model kurularak trafiğin atandığı yeni yollar test edilmelidir. Taşıt trafiğinin yönlendirildiği cadde ve sokaklardaki trafiğin gelecekteki durumu iyi etüt edilmelidir.